Macaristan’ın akaryakıt fiyat sınırlamasını yabancılara kaldırması AB ile yeni gerginliğe neden oldu

Artan hayat pahalılığının halka etkisini azaltmayı hedefleyen Macaristan akaryakıt fiyatlarında indirime gitti. Ancak akaryakıt istasyonlarındaki indiriminden yabancı plakalı tüketicilerin yararlanmasının engellenmesi Orban hükümeti ile Avrupa Birliği arasında yeni bir anlaşmazlık konusu haline dönüştü. 

Hükümet geçen yıl kasım ayından bu yana akaryakıt ve dizel fiyatlarına litre başına 480 forint (yaklaşık 21,8 lira) tavan getirdi. Mayıs ayından bu yana ise yabancı plakalı araçların tavan fiyat uygulamasından yararlanmasını engelledi ve yabancıların piyasa fiyatları üzerinden alış veriş yapabileceğini belirtti.

Yabancı plakalı araç sahipleri için yaklaşık yüzde 60’lık bir fiyat farkı anlamına gelen bu uygulama AB içinde tartışma başlattı. AB, birliğin hukukun üstünlüğü kuralına aykırı olduğuna karar vermesi halinde Macaristan’dan “ayrımcı” olarak nitelediği bu uygulamayı kaldırmasını isteyebilir.

Macar halkı ne düşünüyor?

AB’nin en az kazanan uluslarından Macarlar genel olarak başbakan Viktor Orban’ın akaryakıt fiyatlarına tavan fiyat getirmesini olumlu karşıladı ve indirimin özellikle gıda ve diğer ürünlerin fiyatı artarken bütçeyi dengelemede faydalı olduğu görüşünde.

Ülkenin güneybatısındaki Hetes köyünde hemşire Nikoletta Palhidi de bu şekilde düşünenlerden. Palhidi bunun iyi bir uygulama olduğunu düşünse de ne kadar sürdürülebilir olduğunu sorgulayarak “Devlet buna ne kadar devam edebilir bilemiyorum” diyor.

İstasyonda arabasına benzin alırken görüş bildiren emekli Jozsef Toth da uygulamanın geçim zoruluğunu hafifletiğini belirtiyor ama yabancıların daha fazla ödemesinin iyi birşey olduğundan emin olmadığını dile getiriyor:

“Bizim için iyi ama yabancıların daha fazla ödemesi biraz garip. Biz de (başka ülkelere) gidince bize de daha pahalıya satabilirler”.

Tüketicilerin genel memnuniyetine karşı küçük akaryakıt istasyonu sahipleri durumdan şikayetçi. Somogyvar kentindeki sitasyon sahibi Janos Baintner kar etmekte zorlandıklarını vurguluyor. Baintner “Eğer karımız garanti edilirse, ailelerin korunması için akaryakıtın ucuz olmasını kabul edebiliriz. Ama bedeli ödeyen biz olmamalıyız” diyor. 

Eski Macaristan Merkez Bankası Başkanı Gyorgy Suranyi, Rusya’nın Ukrayna’da başlattığı savaşı kastederek “Böyle dış şoklar geldiğinde, manevra alanı varsa, hane halklarının yükünün azaltılmasını destekliyorum. Ama yükü azaltmak için yaklaşım tavan fiyat olmamalı” diyerek hükümetin müdahaleci ekonomik politikasını eleştiriyor.

Havayolu şirketlerinden “aşırı kar vergisi”ne eleştiri

Orban hükümetinin müdahaleci politikası yalnızca akaryakıt fiyatlarıyla sınırlı değil. Ülkede 1 Temmuz’dan itibaren aralarında havayollarının da bulunduğu “fazla kar elde eden” şirketlerden “aşırı kar vergisi” alınacak. 

Aralarında İrlandalı Ryanair ve İngiliz Easyjet firmalarının da bulunduğu bazı havayolu şirketi Macar hükümetinin “aşırı kar vergisi” uygulmasının zararlarını bertaraf edebilmek için fiyatları yükseltti. Şirketler bu uygulamanın doğal gaz ve petrol gibi gerçekten aşırı kar elde eden sektörlerle sınırlı kalmasını ve hala zarar bildiren havayolu ulaşımının dışarıda tutulmasını talep ediyor.

Ancak Orban hükümeti yaptığı açıklamada fiyat artışlarını tüketicilere yansıtan firmalar ya da bu yöndeki şüpheli durumlar hakkında soruşturma başlatacaklarını bildirdi. Açıkmalada “Macar aileler savaşın bedelini ödememeli” denildi.

Milliyetçi hükümet son 25 yılın en yüksek enflasyon düzeyini yaşayan ülkedeki ekonomik sıkıntıyı hafifletmeye çalıştığını ileri sürüyor. Mayıs ayında enflasyon oranı yüzde 12.2 olarak gerçekleşti. 19 üyeli euro bölgesinde ise enflasyon yüzde 8.1 olarak gerçekleşti.

“Macar aileler savaşın bedelini ödememeli”

Başbakan Orban geçen hafta verdiği bir röportajda “Savaş halini yaşıyoruz ve bu durum çözülmeli. Şirketler normalden daha fazla yükü omuzlamak durumunda çünkü Macar aileler bunun bedelini ödememeli” diye konuştu.

Tavan fiyat uygulaması Macaristan’ı AB içindeki en ucuz akaryakıt fiyat satışının yapıldığı ülke haline getirdi. Bunun komşu ülkelerden akaryakıt turizmini teşvik ederek talebi artırdığı ve arz sıkıntısı ya da kesintilere yol açtığı belirtiliyor.

Öte yandan hükümet giderek artan bütçe açığı ile karşı karşıya. Bankacılık ve sigorta sektörlerinden uzmanlar bunun için nisan ayında Orban’ın koltuğunu koruduğu seçim kampanyasındaki yüksek harcamalara bağlıyor.

Ekonomist Suranyi ülkedeki ekonomik durumun hükümeti harekete geçmek zorund olduğunu belirtiyor, ancak  “Ancak piyasa yanlısı seçenekler yerine AB’nin değerlerine aykırı seçenekleri tercih ettiler diyen eski merkez bankası başkanı Orban’ın muhafazakar mali düzenleme modelini ve serbest piyasa kapitalizmini dışlayarak fiyat düşürme politikası izlemesinin iç ve uluslararası firmaların rekabetçiliğine olumsuz yansıyacağının altını çiziyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir